Ana İçeriğin Başı

Bilmeniz Gerekenler

Şimdi teknolojiden yararlanma zamanı!

Öncelikle evdeki televizyonlarımız gibi her modelin kendine ait açma kapama tuşu olduğunu unutmayalım. En genel kullanımda sağ üst köşedeki tuş açma tuşudur. Buraya basarak bilgisayarımızı açabiliriz. Bastık, bekledik ve açılmadıysa belki de şarjı bitmiştir. Dizüstü bilgisayarlar şarj edilebilir pille çalışır. Pili doldurmak için şarj kablosunu prize takıyoruz.

Bilgisayarın olmazsa olmazı bir de mouse var yani fare. Fareyi bilgisayarın kumandası gibi düşünebiliriz. Fareyi hareket ettirdiğimizde ekrandaki ok da hareket eder. Ok ile seçim yapmak istediğimizde farenin üzerindeki sol tuşa iki kez basmamız gerekiyor, buna da tıklama diyoruz.

Bilgisayara bir yazı yazmak istediğimizde klavyemizi bir kalem gibi kullanarak üzerindeki harflere basıyoruz. Bilgisayarlar günümüzde en çok internete girmek için kullanılıyor.

Öncelikle bir modeme ihtiyacımız var. Modemler kablolu ve kablosuz olmak üzere ikiye ayrılır. Kablosuz modem ile bağlanıyorsak eğer şifresini bilmemiz gerekiyor. Yani aslında izinsiz kullanılmasın diye modemin kilidi var gibi düşünebiliriz.

Bu modemin şifresini kablosuz ağ işaretinin kutucuğuna yazınca internete bağlanmış ve kullanmaya hazır oluyoruz. Şimdi hemen internete bakıp yarın havanın nasıl olacağına bakabiliriz.

Klavye, üzerinde harf ve rakamlar bulunan bir bilgisayar parçasıdır. Yani aslında bilgisayarın kalemi gibidir. Ekrandaki tüm yazıları klavyedeki harf ve sayı tuşlarına basarak yazıyoruz.

Yanlış yazıldığı zaman backspace tuşuna basarak silebiliyoruz.

Bir kelimeyi oluşturup diğerine geçmek istediğimizde ince çubuğa basıp arada boşluk bırakabiliyoruz.

Aşağı yukarı sağ sol gösteren ok tuşları ile istediğimiz harfe ya da kelimeye doğru ilerleyebiliyoruz.

Büyük harf kullanmamız gereken yerde en soldaki dikdörtgen şeklinde üzerine ‘capslock’ yazan tuşa bastıktan sonra harf’e basıyoruz. Tekrar basıp küçültebiliyoruz. İstersek bunu hemen altındaki tuşa tek elimizle basılı tutarak da yapabiliyoruz.

Bir de Enter tuşu var mutlaka bilmemiz gereken. Klavyenin de en büyük tuşu bu. Bastığımızda internetteysek ‘Tamam’ demiş sayılıyoruz. Yazı yazıyorsak ‘Bu satırla işim bitti bir alt satıra geçmeliyim’ demiş oluyoruz. Diğer tuşların da farklı görevleri var tabi, biraz üstündeki şekillerden kopya alarak tuşların ne işe yaradıklarını görebiliriz.

Öncelikle internete bağlanabilmek için bir araca ihtiyacımız bulunuyor. Günümüzde en çok kullanılanı kablosuz modemlerdir. Yani bilgisayara hiç bir kablo bağlamaya gerek kalmadan fakat sınırlı bir çevre içinde kullanabildiğimiz araçlar. Bulunduğumuz alanda bir kablosuz modemimiz var ve şifresini de biliyorsak geriyi interneti keşfetmenin tadını çıkarmak kalıyor.

Bunun için öncelikle bir sayfa açmamız gerekiyor. Sayfa açmayı bir yere gitmek için yola çıkmak olarak düşünebiliriz. Nereye gitmek isteyeceğimiz bize kalmış fakat gitmek istediğimiz yerin adresini de bilmemiz gerekiyor. Bu adrese internet sitesi adresi de deniliyor. Örneğin hava durumunu öğrenmek için Meteoroloji Genel Müdürlüğüne yani www.mgm.gov.tr adresine gidebiliriz.

Sayfanın en üstünde bulunan ince kutucuğa bu adresi yazıp 'Enter' tuşuna basacağız. Unutmamamız gereken en önemli konu her adresin başına www. eklemek gerekiyor.

Eğer adresi bilmiyorsak da bulmak için her şeyin cevabını öğrenebileceğimiz Google'a sorabiliriz. Yani aslında ilk girmemiz gerek www.google.com adresi. Buradan sonra her yeri ona sorabiliriz. Artık internete nasıl gireceğimizi öğrendiğimize göre hadi şimdi biraz Figen teyze ile internette yemek tarifi arayalım.

E-posta adresini ev adresi gibi düşünebiliriz. Bize gönderilen mektuplar, resimler ya da videoları bu adresten takip edebiliyoruz ve biz de başka birinin adresine e-posta gönderebiliyoruz. Ayrıca e-posta göndermenin dışında da internetteki bir çok işlemde de kullanacağız. Bu yüzden almış olduğunuz adresleri ve şifrelerini mutlaka aklımızda tutmalıyız.

E-posta adresi almak için www.gmail.com adresine gidebiliriz. Sayfa açıldığında mavi ile yazan "Hesap oluştur" a basıyoruz. Burada bulunan formu dolduruyoruz. Burada dikkat etmemiz gereken en önemli konu "Kullanıcı Adı" yani e-posta adresimizi belirlemek.

Belirlerken isim ve soyadımızdan oluşmasını tercih edersek bize ulaşmak isteyenlerin adresimizi bulmasını kolaylaştırmış oluruz. Ayrıca bunu yaparken "ş", "ı", "ö", "ğ", "ü" harflerini kullanamayacağımızı da bilmeliyiz.

Bizimle aynı isme sahip başkaları da bu adresi almışsa, isim ve soyadımızın arasına nokta ya da sonuna rakam ekleyerek kullanıcı adımızı farklılaştırabiliriz. Daha sonra e-postalarımızı bizden başka kimsenin görememesi için güçlü bir şifre belirlememiz ve şifreyi unutmamamız gerekiyor. Anca şifremiz kolay tahmin edilebilecek bir şey de olmamalı. Örneğin 1234 veya doğum tarihimiz gibi.

Formu doldurduktan sonra "sonraki adım" a basarak ilerliyoruz. Karşımıza çıkan kullanım koşullarını okuyup onayladıktan sonra e-posta adresimizi almış oluyoruz.

Belirlediğimiz kullanıcı adı ve şifremizle giriş yapıyoruz, ilk gördüğümüz ekran bize gelen e-postaları takip edebileceğimiz gelen kutusu. Sol taraftaki e-posta yaza tıklıyoruz. Açılan kutudaki alıcı kısmına tıpkı mektupta olduğu gibi göndereceğimiz kişinin e-posta adresini yazıyoruz. Konu kısmına ise ne anlatmak istediğimizle ilgili ipucu. Bir alt kısmına mesajımızı yazabiliriz. Bilgisayarda kayıtlı bir fotoğraf ya da video eklemek istersek alttaki kamera tuşuna basıp resmi seçip ekleyebiliyoruz. Artık e-postamızı gönderebiliriz. Bize başka sorularınız olursa artık nasıl gönderebileceğinizi biliyorsunuz.

Bugünkü konumuzda hayatımızı kolaylaştıran interneti güvenli kullanabilmek için nelere dikkat etmemiz gerektiğine bakacağız.

Öncelikle bilmemiz gereken en önemli konu internetten edindiğimiz her bilginin doğru olmadığı. Merak ettiğimiz bir bilgi varsa doğruluğundan emin olmamız için en az 3 kaynağa bakmamız gerekebiliyor bazen. Buranın herkesin istediğini yazabildiği bir alan olduğunu bilmeliyiz. Yani sonsuz bir bilgi havuzu içinde doğrular da var yanlışlar da.

Çocuklarımızı ve ailemizi şiddet veya müstehcen içerikli uygunsuz ve zararlı sitelerden korumalıyız. Bunun için Türk Telekom'un sunduğu güvenli internet aile şifresi özelliğini kullanabiliriz. Böylece çocuklarımızın girmesini istemediğimiz bir siteye girmesini engelleyebiliriz.

Güvenliğimiz için internet üzerinden tanışıp konuştuğumuz kişilerle özel ve şahsi bilgilerimizi paylaşmamalıyız. Özellikle de kendini polis, avukat, banka memuru olarak tanıtan kötü niyetli insanlarla karşılaşabileceğimizi asla unutmamalıyız. Dikkat etmemiz gereken bir diğer konu ise fotoğraf ve video paylaşımı.

İnternet ortamında fotoğraf ve video paylaşmadan önce dikkatlice düşünmeliyiz. Bu paylaşımlarımızı görmesini istemeyeceğimiz kişilerin de görebilme ihtimalinin var olduğunu bilmeliyiz.

Tanımadığımız birinden e-posta aldığımızda açmadan önce güvenli olup olmadığını sorgulamalıyız. Reklam olduğunu düşündüğümüz her e-postayı da açmamalıyız. Bir de internet üzerinden ulaştığımız özellikle e-posta, sosyal medya hesabı, e-devlet gibi şifrelerimizin kimse tarafından bilinmemesine dikkat etmeliyiz. Bu şifreleri belirlerken kimsenin tahmin edemeyeceği kelimeleri ya da rakamları kullanmalıyız. Örneğin şifre için doğum tarihimizi kullanırsak bizi tanıyan birisi bunu çabucak tahmin edecektir.

Şifre oluştururken kullandığımız kelimelerin arasına sayılar da eklemek güvenli bir şifre olmasını sağlayabilir.

Bir de internet üzerinden alışveriş var. İnternet sitesinin güvenli olup olmadığını kabul etmeden kredi kartı ve hesap bilgilerimizi vermemek en doğrusu. Böyle durumlarda kapıda ödeme seçeneğini tercih edebiliriz. Tüm bunlara dikkat ettiğimizde internette keyifli ve güvenli bir şekilde vakit geçirebiliriz.

İnternetten Google'a giriyoruz ve arama yapmak için büyütece tıklıyoruz.

Önce üye olmak için formu dolduruyoruz. Önceden edindiğimiz e-posta adresimizi burada kullanıyoruz. Hesabımıza bizden başka kimse girmesin diye en az 6 haneli şifre yani kilit koyuyoruz.

Şifremizin her aramada otomatik olarak çıkması için "Evet"e tıklıyoruz. Facebook tanıyor olabileceğimiz kişileri bize arkadaş olarak öneriyor.

Listedeki kişi eşimiz dostumuz dahi olsa onunla iletişim kurmak için arkadaşlık isteği gönderiyoruz. Çünkü, Facebook'ta herkes arkadaş. İstek yolladığımız kişi bizimle arkadaş olmayı kabul edince ekranın sağ üst köşesindeki mesaj bölümüne tıklayarak arkadaşımıza mesaj yazabiliyoruz, klavyedeki enter tuşuna basıp mesaj gönderebiliyoruz.

Bir de paylaşımlarda bulunabiliyoruz. Düşüncelerimizi "Ne düşünüyorsunuz?" kısmına yazabiliyoruz. Fotoğraf/Video kısmına tıklayıp fotoğraf veya video ekleyebiliyoruz. Bir de bunları kimin görmesini isteyeceğimize karar verebiliyoruz. Ama en önemlisi Facebook sayesinde binlerce kilometre uzaklıktaki torunumuzla bile hasret gidererek uzakları yakın ediyoruz.

Peki, ne gibi özellikleri var bu akıllı telefonların? Hadi biraz daha yakından bakalım. Öncelikle onları neredeyse küçük bir bilgisayar gibi kullanabiliyoruz. Üzerindeki kamera ile fotoğraf ve video çekebiliyoruz. Dilediğimiz zaman müzik dinleyip video izleyebiliyoruz.

Kablosuz ağları kullanarak veya GSM operatörünün sağladığı hizmetle telefonumuzdan internete girebiliyoruz. Böylece e-postalarımızın takibini bile yapabiliyoruz. Yani bilgisayarda yapabildiğimiz bir çok şeyi akıllı telefonumuzdan da yapmak mümkün artık.

Bunun içinse işimizi biraz daha kolaylaştıracak telefonumuza özel uygulamalar var. Uygulamaları internetteki sitelerin telefon için uyarlanmış hali gibi düşünebiliriz. Örneğin sosyal medya hesaplarımız, Facebook, Instagram’ın telefonda daha rahat kullanılabilmesi için uygulaması bulunuyor. Böylece biz de sosyal medya hesaplarımıza gelen mesaj ve bildirimleri kolayca takip edebiliyoruz. Öncelikle bu uygulamaları telefonumuza indirmemiz gerekiyor tabi. Bunun için internete bağlı olduğumuzdan emin oluyoruz, daha sonra uygulamaların olduğu mağazaya gidiyoruz.

Uygulama indirme mağazasının adı telefonumuzun markasına göre değişebiliyor. Arama kutucuğuna istediğimiz uygulamanın adını yazıp uygulamayı buluyoruz ve yükleyebiliyoruz. Böylece yüklediğimiz her uygulama ile birlikte telefonlarımıza bir özellik daha katabiliyor ve onları daha da akıllı yapabiliyoruz. Bu uygulama içinde işimize yarayabilecek bir kaç örneğe bakalım.

En yaygın kullanılanlardan biri ‘Whatsapp’. Bu uygulamayı telefonumuza yükledikten sonra bir kere telefon numaramızı girerek istediğimiz kişi ile mesajlaşıp görüntülü konuşma yapabiliyoruz. Hesabımızın bulunduğu bir çok bankanın mobil uygulaması da mevcut. Bunları da telefonumuza yükleyerek bankacılık işlemlerimizin bir çoğunu evden çıkmadan veya hiç sıra beklemeden yapabiliyoruz. Ben de şimdi fatura ödemelerimi akıllı telefonumda internet üzerinden yapacağım.

Instagram, günümüzde en çok kullanılan sosyal medya uygulamalarından biri. Evimize gelen misafirlere, akrabalarımıza ya da dostlarımıza göstermek için sakladığımız fotoğraf albümünün internet hali diyebiliriz. Artık internete bağlıysak çektiğimiz fotoğraf ve videolarımızı instagram ile anlık olarak başkaları ile paylaşabiliri ve başkalarının paylaştığı fotoğrafları da görebiliriz. Bunun için bir akıllı telefonumuz ve Instagram hesabımızın olması yeterlidir.

Hadi gelin şimdi Instagram hesabı alalım. ilk olarak Instagram'ı açıyoruz. Telefonla ya da E-posta yoluyla kaydol yazısına basıyoruz ve bize ait olan e-posta adresimizi kutucuğa yazıyoruz. En az 6 haneli olacak şekilde bir şifre belirleyerek boşlukları dolduruyoruz. İstersek başkalarının bizi kolayca tanımasını sağlamak için şimdiden bir fotoğrafımızı ekleyebiliriz. İleri tuşu ile devam edip hesabı açmış oluyoruz.

Şimdi de kullanımına bakalım. Önümüze çıkan ilk ekran ana sayfa ekranı, buraya ev tuşuna basarak da gelebiliyoruz. Instagram'ı ilk kez kullanacağımız için öncelikle tanıdıklarımızı kişi listemize ekleyerek başlayabiliriz. En alttaki büyüteç işaretine basıp buraya arkadaş olarak eklemek istediğimiz kişinin ismini yazıyoruz.

Çıkan sonuçlar içinden aradığımız kişiyi bulunca "Takip Et" tuşuna basarak ona arkadaşlık isteği göndermiş oluyoruz. Eğer o da bizimle arkadaş olmak istiyorsa kabul ediyor ve bizi takip ediyor. Sonrasında paylaştığı tüm fotoğraf ve videoları görebiliyoruz.

Büyütecin yanındaki + işaretine basarak istediğimiz zaman telefonumuzda hazırda bulunan fotoğrafları seçerek paylaşabiliyoruz. Ya da geri ve anlık fotoğraf veya video paylaşımı yapabiliyoruz. Fakat burada unutmamamız gereken konu bu fotoğrafları internete yükledikten sonra herkesin görebileceğini bilmek ve bunu düşünerek paylaşım yapmak. Paylaşılan bir fotoğrafın üzerine iki kez tıkladığımızda ya da altındaki kalp tuşuna bastığımızda bu beğenmek anlamına gelir. İstersek yanındaki baloncuk işaretine basarak fotoğraf ile ilgili bir yorum da yapabiliyoruz. Bizimle ilgili yapılan tüm yorumları ve beğenileri de yine en alttaki kalp işaretine basarak topluca takip edebiliyoruz.

Fotoğrafımızın olduğu yere tıklayarak da paylaştığımız tüm fotoğraflara topluca bakabiliyoruz. Beğenmediğimiz bir fotoğraf olduğunda silmek için önce fotoğrafa basıyoruz sonra üç noktaya basıp "sil" yazısına tıklıyoruz. Bu uygulamanın bir özelliği daha var, tanıdıklarımıza özel mesaj gönderebiliyoruz. Bunun için de sağ en üstteki "ok" tuşuna basarak göndermek istediğimiz kişiyi seçip mesajımızı yazıyoruz. Aile fotoğrafımızı da beğenen ne çok kişi oldu.

Whatsapp, internet üzerinden sevdiklerimizle anlık mesajlaşıp görüntülü konuşabileceğimiz bir akıllı telefon uygulaması.

Öncelikle telefondaki uygulama mağazasına giriyoruz ve arama kutucuğuna "Whatsapp" yazıyoruz ve karşımıza çıkan ilk uygulamayı telefonumuza yüklüyoruz. Açtığımızda bize numaramızı soruyor. Kullanmak için numaramızı girmemiz ilk şart.

Böylece telefon listemiz de bizim gibi bu uygulamayı kullanan kişileri otomatik olarak yüklemiş oluyoruz. Artık listemizdeki kişilerle istediğimiz kadar konuşup mesajlaşabiliriz.

Ekranda sohbetler yazan yere basıyoruz, konuşmak istediğimiz kişiyi listemizden seçiyoruz. Boş bir sayfa açılıyor buraya mesajımızı yazıp gönderebiliriz. Ya da görüntülü arama yapmak istersek kamera tuşuna basarak görüntülü aramayı gerçekleştirebiliriz.

Sadece fotoğraf göndermek istiyorsak da kişiyi seçip ataca benzeyen eklenti işaretine basıyoruz. Buradan daha önce çektiğimiz bir fotoğrafı seçebiliyor ya da anlık bir fotoğraf çekip gönderebiliyoruz.

Yine bu işarete bastığımızda konumu seçerek o an neredeysek oranın adresini gönderebiliyoruz. Böylece bulunduğumuz yeri harita üzerinden işaretleyerek göndermiş oluyoruz. Gönderdiğimiz kişi de bu gönderiye tıkladığında haritadan doğru yolu takip ederek yanımıza gelebiliyor.

Mikrofon işaretine basılı tutup konuştuğumuzda sadece ses kaydımızı gönderebiliyoruz. Böylece yazmak zorunda kalmadan da iletişim kurabiliyoruz.

Diyelim ki çocuklarımız torunlarımız ya da kardeşlerimizden uzaktayız ve onlardan anlık olarak haberdar olmak istiyoruz. Herkese tek tek "nasılsın?" diye sormak yerine Whatsapp'ta bir aile grubu oluşturup mesajlarımızı herkesin görmesini sağlayabiliriz.

Şimdi nasıl grup açabileceğimize bir bakalım. Sohbetlere basıyoruz sağ üst köşedeki üç nokta işaretine basarak yeni grup için eklemek istediğimiz kişileri seçiyoruz. Artık siz de internet üzerinden sürekli haberleşebileceğiniz aile grubunuzu oluşturarak onlarla hasret giderebilirsiniz.

Youtube en fazla videonun ve şarkının bulunduğu yer. Öncelikle daha önce yaptığımız gibi bu siteye gidebilmek için adres kısmına www.youtube.com yazıp enter tuşuna basıyoruz. Adresi hatırlayamazsak yine Google'a sorarak hatırlayabiliriz tabi.

Sayfa açıldığında buraya izlemek istediğimiz video ile ilgili bir iki kelime yazmamız gerekiyor. Yani şarkı dinlemek istiyorsak şarkı veya şarkıcı isimlerini. Video izlemek istiyorsak videonun konusu ile ilgili kelimeleri yazabiliriz.

İşte bir kaç örnek, aramaya örgü modelleri yazıp örgüye dair bir çok öğretici video bulabilir ya da yemek tariflerinin videolu anlatımlarını izleyebiliriz.

Oynanan bir maç ile ilgili önemli pozisyonları da doğru kelimeler ile ararsak bulabiliriz. Örneğin, arama kutucuğuna maç özetleri yazarak Beşiktaş maçının gollerini izleyebiliriz veya sevdiğimiz bir şarkıcının kliplerini izleyebiliriz. Bir tanesinin üzerine bastığımızda video kendiliğinden açılacaktır. Durdurmak istersek en baştaki tuşa basabiliriz. Geri sarmak istersek kırmızı çubuğu geri çekmemiz yetecektir. Videonun sesini de yuvarlak beyaz sembol ile açıp kapatabiliriz. Videonun sağ tarafında çıkan diğer videolar aradığımız konu ile ilgili olacaktır. Yalnızca bilmemiz gereken bir konu var, video izlemek internetten yaptığımız diğer işlemlere göre internet paketimizi daha hızlı tüketmemize sebep olabilir. Ancak kullanım miktarımızı buna göre dikkatli ayarlarsak hiç sorun yaşamayız. Bana soracak olursanız komik kedi videolarını izlemeye doyum olmuyor. Ben şu tatlılıkları izlemeye devam ederken siz de diğer videolarımızı izleyin. Bakalım internetle ilgili yeni neler yapabilirmişiz öğrenmeye devam edin.

Tek ihtiyacımız bir e-Devlet şifresi. e-Devlet şifremiz yoksa bize en yakın PTT'ye gidip kimliğimizi göstermemiz yeterli. Bize verilen kağıdın üzerindeki şifre ile e-Devlet'e giriş yapabiliyoruz.

e-Devlet sistemine giriş yaparak devlet kurumlarında kayıtlı tüm bilgilerimize ulaşabiliyoruz. Yani ikametgah bilgileri, SGK bilgilerimiz, çalışma sürelerimiz gibi kişisel verilerimizi bu sistem üzerinden görüntüleyebiliyoruz. Bu yüzden e-devlet şifremizi not almalı ve kimseyle paylaşmamalıyız. Eğer hali hazırda bir e-Devlet şifremiz varsa, bu sisteme biraz daha yakından bakabiliriz.

İnternet adresimiz www.turkiye.gov.tr sayfa açıldıktan sonra sağ üst köşedeki "sisteme giriş" butonuna basıyoruz. T.C kimlik numaramızı ve şifremizi yazıp sisteme giriş yap butonuna tıklıyoruz. Sisteme giriş yapmak aslında bu kadar kolay.

Şimdi bir kaç örnekle burada neler yapabileceğimize bir bakalım. E-Hizmetler yazan kısımda işlem yapmak isteyeceğimiz tüm kurumlar alfabetik sıra ile dizili. Örneğin; ikametgah almak için Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'nü buluyoruz. Altında yazan başlıklar içinden yapmak istediğimiz işlemi seçiyoruz, yani ikametgah belgesi almak için ikametgah ve diğer adres bilgisi sorgulama başlığına tıklıyoruz. Karşımıza çıkan ekrandaki bilgilendirme yazısını okuyoruz ve bunu okuduğumuzu onaylıyoruz. Devam butonuna bastıktan sonraki ekranda bu belgeyi neden aldığımızı belirtiyoruz. Sorgula dediğimizde ikametgah belgemiz hazırlanacaktır. Çıktısını alarak gerekli kuruma ibraz edebiliriz.

Bir de SGK hizmet dökümümüzü nasıl görüntüleyeceğimize bakalım. Yine E-Hizmetlere tıklayarak Sosyal Güvenlik Kurumu altındaki başlıklardan "SGK Tescil ve Hizmet" dökümünü seçerek bu kuruma ait tüm bilgilerimizi sorgulayabiliriz. Sisteme daha sonra girdiğimizde bu işleme hızlıca ulaşabilmek için "Favori hizmetlerime ekle" diyerek kısa yol oluşturabiliriz.

Böylece bir dahaki gelişimizde ismimizin olduğu yere tıklayarak "Favori hizmetlerimi" seçerek buraya kolayca ulaşabiliriz. Ya da burada bulunan arama kutucuğuna işlemle ilgili bir iki kelime yazarak da sorgulama yapabiliriz. İlgili konular öneri olarak da karşınıza çıkacaktır. e-Devlet'i kullanarak yapabileceğimiz daha sayısız işlem var ama şimdilik bu kadar.

Aile hekiminizi öğrenmek için merkezi hekim randevu sistemine giriş yapmamız gerekiyor. Adresi ise www.hastanerandevu.gov.tr

Önceden oluşturduğunuz bir üyeliğimiz yoksa, e-Devlet ile girişi seçerek T.C kimlik numaramız ve önceden almış olduğumuz e-Devlet şifremizi kullanarak sisteme giriş yapabiliyoruz.

Açılan sayfada sağ tarafta aile hekimimizin birimini ve kim olduğunu görebiliriz. Aile hekimimizden randevu almak istiyorsak gün ve saat seçimini buradan yaparak ilerleyebiliriz. Bizim için hazırlanan randevu bilgilerini kontrol ettikten sonra randevuyu kaydet tuşuna basarak işlemi tamamlamış oluyoruz.

Aile hekimi dışında özel bir bölüm için randevu almak istiyorsak, sayfanın sol tarafında yer alan kutucukları dolduruyoruz. Karşımıza seçtiğimiz hastane ve branşın doktorları çıkıyor. Doktorlardan birini seçtikten sonra takvim cetvelinden uygun bir saat seçip randevuyu kaydediyoruz. Randevuyu iptal etmek istediğimizde, randevu geçmişine tıklayarak iptal seçeneğine basıyoruz. Karşımıza çıkan randevuyu iptal etmek istediğinize emin misiniz kutucuğuna evet cevabı vermeliyiz. Bilmeniz gereken bir de E-nabız sistemi var. Kişisel sağlık sistemi de denebilir.

E-nabız sistemi Sağlık Bakanlığı tarafından hayata geçirilen ve her türlü sağlık kaydımızı 24 saat takip etmemize olanak sağlayan bir uygulama.

E-nabız sistemiyle tedavi geçmişimizi sürekli kontrol edebiliyor ve yapacağımız doktor görüşmelerinde doktorumuza gösterebiliyoruz. Hadi e-Nabız a nasıl üye olacağımıza bakalım.

T.C kimlik numaramız ve E-Devlet şifremizle kolayca giriş yapabiliyoruz. Açılan sayfadaki bilgilendirme yazısını okuduktan sonra "Kullanım şartlarını kabul ediyorum" kutucuğunu işaretlemeniz gerekiyor.

Sayfadaki formu bilgilerimizle dolduruyoruz ve bilgilerin doğruluğundan emin oluyoruz. Burda yine daha sonra kullanmak üzere bir şifre belirlememiz de gerekiyor. Daha sonrasında cep telefonunuza gelen kodu doğru bir şekilde girip onaylıyoruz. Artık burası bizim kişisel sağlık sitemiz. Tüm geçmiş kayıtlarımızı da burada bulabiliriz.

İnternet artık herkesin ihtiyacı. Altın fiyatından hava durumuna tüm bilgileri anında öğrenebiliyoruz.

Figen Hanım da merak ettiklerini internetten öğreniyor.

Yalancı baklava nasıl yapılır? İşi bilene sormak lazım. Bilen kim mi? Tabii ki Google.

İnternet varken öğrenmek istediğiniz her sorunun cevabı onda. Öncelikle bir sayfa açıyoruz, adres kısmına www.google.com yazıyoruz.

Karşımıza bir kutucuk çıkıyor. Bu kutucuğa aradığımız konu ile ilgili bir kaç kelime yazıyoruz. Örneğin "yalancı baklava", sonra klavyedeki "enter" tuşuna ya da fare ile "Google'de ara" tuşuna basıyoruz. Karşımıza konu ile ilgili internet siteleri çıkıyor, sonrası size kalmış.

Uygun olduğunu düşündüğünüz mavi yazıları farenin yönlendirdiği ok ile seçiyoruz. Bu seçimleri yaparken altında yazan bir iki cümle açıklamanın merak ettiğimiz konu ile ilgili olup olmadığına bakıyoruz. Figen Hanım'ın merak ettiği başka şeyler de varmış anlaşılan.

​​​